Proloterapi

Prolotherapi ya da “proliferatif therapi” “rejeneratif enjeksiyon terapisi” veya “proliferatif enjeksiyon terapisi”

Proloterapi, kelime anlamı itibariyle dokuların canlanması anlamına gelmekle birlikte özellikle kemikleri birbirine bağlayan bağların bu bağların üzerine yapışan kasların tendonlarının ve eklemlerin irrite edilmek suretiyle tedavi yöntemidir. Sağlık Bakanlığımız tarafından Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp uygulamaları arasında kabul görmüştür.  Proloterapi tedavisi; Proliferatif ve irritan solüsyonların vücuda enjekte edilmesi esasına dayanır. Proloterapide hipertonik dekstroz (şekerli serum),düşük konsantrasyonda lidokain (lokal anestetik) kullanılır.

Proloterapi; latincede yenilenmek anlamına gelen proli kelimesinden köken almıştır. Dolayısı ile bu tedaviye “proliferasyon” veya “rejenerasyon” veya “remodelling” (yeniden yapılanma) tedavisi de denmektedir.

İskeletimiz kemiklerden oluşur, kemiklerimizin ara bağlantılarını bağlar(ligamanlar sağlar). Bunların üzerinde kaslar vardır. Sağlıklı bir postürde olabilmemiz; omurganın normal biyomekanik dengede olması, bağların ve kasların doğru sağlamlıkta, güçte, tonusta ve esneklikte olmasına bağlıdır.

Ligament, tendon ve eklem gibi bağ dokusu elemanlarının hasarlandığı durumlarda proliferan solüsyon enjeksiyonu ile yara iyileşme mekanizmalarının uyarılması, bu yolla dokuların tamir edilmesi ve yeniden şekillendirilmesi işlemi proloterapi olarak adlandırılır.

Proloterapi doğal yoldan iyileşmeyi sağlayan bir tedavi yöntemidir. Ağrılı durumlara yol açan doku hasarlanmaları proloterapi sayesinde kalıcı olarak tedavi edilebilirler.

Proloterapi Uzmanı Bul >>>

Proloterapi tedavisi kişiye özel düzenlenen, 15-30 günlük periyodlarla uygulanan bir enjeksiyon yöntemidir. Enjekte edilen sıvı kimyasal bir madde, ilaç ya da steroid (kortizon vs) değildir; yoğunlaştırılmış dextroz ve seyreltilmiş lokal anestezik kombinasyonu kullanılır. Doğal yoldan dokunun orijinal haliyle yeniden oluşturulması sağlanır. Proloterapi yönteminin en dikkat çekici yönlerinden biri ise tedavi süresince fiziksel bir kısıtlama yapılmaması, istirahat gerektirmemesidir.

Kullanım Alanları

Travma sonrası oluşan tendon ve ligament sorunlarının iyileşmesinin yeterli olmayıp kronik ağrıya neden olduğu durumlar proloterapinin en başarılı olduğu vakalardır.

Proloterapi ağrı tedavisinde kullanılmakla birlikte, esas olarak ağrı kesici bir özelliği yoktur. Ağrıya neden olan yapıların yeniden yapılanmasında, güçlenmesinde kullanılır. Şöyle ki; vücudun destek yapıları ve eklemlerin stabilizasyonunu sağlayan yapılarda (tendon ve ligamanlar) hasar olduğu zaman (yırtık, gevşeklik gibi) eklemlerde düzensizlik, dengesizlik, ağrı meydana gelir.

Proloterapi; ayrıca omuzda tam kat olmayan kas yırtıkları, donuk omuz, menisküs yıpranmaları, tekrarlayan baş, boyun, sırt, bel ağrıları, ameliyat sonrası iyileşmeyen fıtıklar, fibromiyaljiye bağlı ağrılar, el ve ayakta sinir sıkışmaları, topuk dikeni, boyun kaynaklı baş ağrıları ve boyun kaynaklı baş dönmeleri, kuyruk sokumu ağrısı, tenisçi dirseği, kaburgalarda, omurgalarda geçmeyen ağrılar, sporcu yaralanmaları, eklem ve bağ gevşeklikleri gibi pek çok hastalıkta hastanın durumuna göre ilaç, fizik tedavi, egzersiz veya cerrahi gibi birçok tedavi yönteminin yanında uzmanı olan hekimler tarafından, uygun görülen hastada kullanılabilecek tıbbı bir tedavi yöntemidir.

Proloterapi tedavisindeki amaç; gevşemiş, zayıflamış veya hasar görmüş tendon ve ligamanlara yapılan çeşitli solüsyonlar ile vücudun tamir mekanizması uyarılarak yeniden yapılanma (remodelling) ile bu yapıların tamiri ve güçlenmesi hedeflenir.

Proloterapi Etki Mekanizması

Proloterapide kullanılan solüsyonlar verildiği bölgede bir irritasyon oluştururlar. Bu durum vücutta inflamatuar cevabın başlamasını tetikler. Sonuçta ortama tamir edici hücreler gelir ve yoğun bir şekilde tamir edici maddeler (VEGF, PDGF, FGF, hormonlar gibi) salınır. Uygulamadan sonra tamir mekanizması devreye girer ve yaklaşık 3 ay kadar bu süreç devam eder.

Özetle, Proloterapi vücudumuzun doğal iyileşme mekanizmasını uyararak ve destekleyerek bozulan yapıları, fonksiyonları düzeltir. Fonksiyonlar düzelince ağrı da geçer. En önemlisi de tüm bunlar herhangi bir ilaç kullanılmadan yapılmaktadır; dolayısı ile hiçbir YAN ETKİSİ YOKTUR.

Proloterapi Uzmanı Bul >>>

Proloterapi Tedavisinde Bilinmesi Gerekenler

Enjeksiyon sonrası ilk birkaç gün ağrı daha da şiddetlenebilir.
Tedavi öncesi ve sonrası ağrı kesici (NSAII) ilaç kullanılmaması gerekir.
Hastanın kan sulandırıcı almıyor olması ve herhangi bir enfeksiyonu olmaması gerekir.
İşlem öncesi ve sonrasında hastanın bol su içmesi, C vitamini alması tedaviye yardımcı olur.

Proloterapinin Faydaları

Proloterapi kronik boyun ve sırt ağrılarını, artritten kaynaklanan eklem sertliği, baş ağrısı, fibromiyalji, spor yaralanmaları, karpal tünel sendromu ve kısmi tendon, bağ ya da kıkırdak yırtıklarını tedavi etmek için kullanılmıştır. Bir klinikte uygulanabilen, hastayı anestezi almaktan ya da ameliyat sonrası uzun iyileşme dönemlerinden koruyan cerrahi olmayan bir işlem olması, proloterapinin başlıca faydasıdır. Ayrıca ameliyattan daha ucuzdur. Dahası proloterapide, omurgada sabitlik yaratmak amacıyla omurların birbirine kaynaştırıldığı boyun ameliyatında olduğu gibi hareket kabiliyetinde kayıp yaşanmaz. Proloterapinin bir diğer faydası da hastanın ilaç kullanmasını gerektirmemesidir. Hastalar ağrı kesicilerin maliyetinden ve yan etkilerinden kurtulmuş olur.

Proloterapi uygulamasından fayda görebilecek durumlar

  • Omuz eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit(kireçlenme), tendinit, tendonların kısmi rüptürü, impingement, rotator cuff sendromu, tekrarlayan omuz çıkıkları,
  • Diz eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit(kireçlenme), Ön çapraz bağın kısmi rüptürü, menisküslerde strain veya kısmi rüptür, iliotibial bant sendromu, kondromalazi patella, os-good schlatter hastalığı, baker kisti, tendinit,
  • Kalça eklemini ilgilendiren durumlar: Dejeneratif artrit(kireçlenme), Perthes hastalığı, Femur başı avasküler nekrozu, pubis hastalığı, tendinit,
  • Küçük eklemlerde meydana gelen bağ harabiyetleri/yırtıkları, kıkırdak problemleri,
  • Omurga problemleri: Servikal ve lomber lordozda düzleşme, spondilolistezis(bel kayması), disk hernileri(fıtık), faset eklem dejenerasyonu(kireçlenme).
  • Bunların dışında başağrısının bağ dokusu problemleriyle ilişkilendirildiği durumlar (Migren ve Gerilim Tipi Başağrıları), Temporomandibular eklem problemleri, ameliyat sonrası geçmeyen torakotomi ağrıları, interkostal ağrılar, ameliyat bölgesindeki yanıcı tarzda hissedilen ağrılar, topuk dikeni, plantar fasciitis gibi durumlarda da proloterapi tedavisi başarıyla uygulanmaktadır.
  • Eklem gevşeklikleri ve güç kaybı (laksite)
  • Tendinit ve ligamentit (Tendon ve ligamentlerde iyileşmeyen kronik ağrılar)
  • Bursit (eklem ve tendonların kayganlığını sağlayan sıvı üreten organlarda inflamasyon)
  • Artroz (eklem kireçlenmeleri, aşınma ve eskimeler)
  • Kas ve tendonların tekrarlayan şişmeler ve ağrılar sonucu işlev yapamadıkları rahatsızlıklar
  • Baş ağrıları
  • Bel ağrıları( fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
  • Boyun ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
  • Sırt ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
  • Omurgada, göğüs kafesinde ve kaburgalarda geçmeyen kas ve ligament ağrıları
  • Topuk dikeni ve plantar fasiit
  • Ayak bileği, el bileği burkulmaları sonrası geçmeyen ağrılar
  • Koksigodinia (Kuyruk sokumu ağrısı)
  • Skolyoz (skolyozda bilinenin aksine ligament inbalansı çok önemli bir sebeptir)
  • Osteitis pubis
  • Diz ağrıları (kondromalazi, kireçlenme, menisküs, ligament hasarı)
  • Tenisçi ve golfçü dirseği (epikondilit)
  • Morton nöroması.
  • Spondilolistezis (bel kayması)
  • Karpal Tünel Sendromu
  • Avasküler nekrozlar (kemik dokusunun yetersiz kanlanması nedeniyle nekroze olması)
  • Donuk omuz
  • İmpingement sendromu

Proloterapi Uzmanı Bul >>>

Proloterapi Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Proloterapi tedavisi kişiye özel düzenlenen, 15-30 günlük periyodlarla uygulanan bir enjeksiyon yöntemidir. Enjekte edilen sıvı kimyasal bir madde, ilaç ya da steroid(kortizon vs) değildir; yoğunlaştırılmış dextroz kullanılır. Doğal yoldan dokunun orijinal haliyle yeniden oluşturulması sağlanır. Proloterapi yönteminin en dikkat çekici yönlerinden biri ise tedavi süresince fiziksel bir kısıtlama yapılmaması, istirahat gerektirmemesidir. Hatta aksine günlük aktivitelerine devam etmesinin yanısıra germe ve güçlendirme egzersizleri ile eklem hareket açıklığını geliştirmeye yönelik hareketler proloterapi tedavisinin tamamlayıcısı olarak hastalara uygulatılır.

Proloterapi kaç seans uygulanmaktadır?

Kaç seans yapılacağını hastanın ve hastalığının durumu belirler ve birçok faktöre bağlıdır. Hastanın yaşı, kilosu ve hastalığın süresi, hasarın büyüklüğü ve derecesi, diyabet, hipotiroidi, metabolik sendrom, obezite, sigara ve alkol kullanımı gibi ilave problemlerin olması iyileşme süresini uzatır. Çoğu hasta için 4-6 seans yeterlidir, bazı hastalar 1-2 seansta anlamlı düzelmeler gösterirken bazı hastalarda sonuç almak için 8-10 seanslık uygulamalar gerekebilir.

Proloterapi hangi aralıklarla yapılmaktadır ve seans süresi ne kadardır?

Enjeksiyonlar 3-4 haftada bir yapılmaktadır. Fakat doktorunuz tedavinin seyrine göre bu süreyi 2 haftaya kadar kısaltabilir ya da 6-8 haftaya kadar uzatabilir. Seans süresi enjeksiyon yapılacak alanın büyüklüğüyle doğru orantılı olarak artar. Örneğin bel proloterapisiyle dirsek proloterapisi aynı sürede yapılmamaktadır. Her bir senslık uygulama süresi 30-40 dk sürebilir. Bu sürenin sadece küçük bir kısmında enjeksiyonlar yapılır, geri kalan süre enjeksiyon yapılacak yerlerin cerrahi kalemle işaretlenmesi ve enjeksiyondan sonra proloterapinin etkinliğini artırmak için uygulanan sıcak tatbik etme işlemi için kullanılır.

Proloterapide enjeksiyonlar ağrılı mıdır?

Hastaların enjeksiyonlar sırasında hissettikleri ağrı hastanın tamamen ağrı eşiğiyle alakalıdır. Enjeksiyonların ağrısından dolayı tedaviyi yarım bırakan hasta çok nadir olmaktadır. Zaten enjeksiyonlardan korkan bu gibi hastalarda da tedaviyi sürdürmek doğru değildir. Hastalarımızın hemen hemen tamamı tedaviyi iyi tolere eder, tedavi protokollerine uyar ve tedavisini tamamlar.

Proloterapi Uzmanı Bul >>>

Proloterapiden sonra ağrım olacak mı? Enjeksiyonlardan sonra dinlenmeli miyim?

Proloterapiden sonra imkanınız varsa ilk 3 gün dinlenin. Böyle bir imkanınız yoksa kendinizi zorlamadan günlük işlerinize devam edebilirsiniz. Enjeksiyonlardan sonra tedavi yapılan bölgeye ilk 3 gün 3-4 saatte bir 15-20 dakika sıcak su torbalarıyla sıcak uygulama yapmanız tedaviden göreceğiniz faydayı artıracaktır. Sıcaklık derecesi yüksek olmalıdır fakat cildinizi yakmamaya da dikkat etmelisiniz. (bu uygulamayı eczanelerden alacağınız termoforu bir havluya sararak yapabilirsiniz)

Daha önce sorunlu eklemimden bir ya da birkaç defa ameliyat oldum proloterapi olabilir miyim?

Sıkıntılı olan ekleminizden (bel, boyun, diz, kalça, omuz vs.) daha önce geçirmiş olduğunuz ameliyat ya da ameliyatlar genelde proloterapi yapılmasına engel değildir. Bu hastaların da büyük kısmı tedaviden fayda görmektedir. Daha önce geçirilmiş cerrahi müdahaleler seans sayısını artırabilir.

Proloterapi enjeksiyonlarında kullanılan ilaç veya solüsyonlar nelerdir?

Proloterapide kesinlikle KORTİZON kullanılmaz. Geçmişte sodyum moruat, fenol, hipertonik salin gibi solüsyonlar kullanılmıştır. Günümüzde hipertonik dextroz ya da mannitol solüsyonları (doğal şekerden elde edilen değişik yoğunluktaki sıvılar) kullanılmaktadır. Bu solüsyonlar kullanılırken hem ağrı şiddetini azaltmak hem de proliferatif etkinliği artırmak için bir miktar lokal anestetikle karıştırılmalıdır.

Proloterapi ile başarı oranı nedir?

Hasta sabırlı olup doktorunun da tavsiyelerine uyduğu takdirde başarı oranı %70-80 dir. Bu başarı oranı bel fıtığı, diz kireçlenmesi vs. gibi kronik, tedavisi zor ve ağır hastalıklar göz önüne alındığında oldukça iyi sayılır.

Proloterapi iyileşmeyi %100 garanti edebilir mi?

Hiçbir tedavide böyle bir garanti yoktur. Çünkü iyileşmeyi etkileyen birçok faktör vardır. Örneğin; kalça, diz protezi ya da bel fıtığı ameliyatından sonra bile %100 iyileşeceğiniz, ağrılarınızın tamamen geçeceği garantisi yoktur, hatta bu tip cerrahi müdahaleler hastanın durumunu daha da kötüleştirebilir. Ayrıca ameliyattan sonra dahi ağrıları geçmeyen hatta artan hastalar vardır. Bu nedenle ameliyat gibi ciddi ve travmatik bir tedaviden önce proloterapi gibi basit, doğal, zararsız ve etkili bir tedavinin kesinlikle denenmesi gerektiğini düşünüyorum. Proloterapi direkt ağrıyı tedavi eden değil, ağrıya sebep olan problemi tedavi ederek ağrıların doğal, kalıcı ve etkili bir şekilde geçmesini ya da azalmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir.

Proloterapi gebelerde kullanılabilir mi?

Zorunlu bir hal olmadıkça gebelerde proloterapi yapılması uygun değildir. Doğum sonrası ve emzirme döneminde rahatlıkla yapılabilir.

İltihaplı romatizmalara bağlı ağrılarda proloterapi yapılabilir mi?

Proloterapi iltihaplı romatizma hastalıklarını tedavi eden bir yöntem değildir.İltihaplı romatizma hastalıklarında (ör:Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit) remisyon (sönme) dönemlerinde romatizmanın eklem, tendon ve ligamentlerde meydana getirdiği zayıflığı tedavi etmek , eklemi güçlendirmek ve mekanik kökenli ağrıları azaltmak için uygulanabilir.

Proloterapi diğer tedavilerle kombine edilebilir mi?

Proloterapi diğer bazı tedavi yöntemleriyle kombine edilebilir.Kan dolaşımını artıran her yöntem proloterapinin etkinliğini artırır.Biz kliniğimizde proloterapiyi gerekli gördüğümüz hastalarda İMS (İntramusküler Stimülasyon – Kuru İğne Tedavisi) ve Nöroproloterapi ile kombine ederek kullanıyoruz.

Proloterapi Uzmanı Bul >>>

Proloterapinin yan etkileri nelerdir?

Proloterapide sık görülen yan etkiler enjeksiyon bölgesinde ağrının artması (aslında beklediğimiz ve istediğimiz bir durumdur), morluk, şişlik, sertlik, grip benzeri semptomlar, baş ağrısı gibidir. Bu yan etkilerin hastaya bir zararı yoktur ve zamanla kendiliğinden geçer.

Ciddi yan etkiler ise çok nadiren görülür. Bir örnek verecek olursak; A.B.D’ de köklü bir proloterapi kliniği olan Caring Medical verilerine göre uygulama bölgesinde enfeksiyon riski binde bir ile onbinde bir arasındadır, biz kliniğimizde bu riski daha da düşürmek için ek sterilizasyon önlemleri alıyoruz ( steril eldiven kullanmak, izopropil alkole ek olarak betadin kullanmak gibi)

Proloterapinin travmalarda ve ligament zorlanmalarında koruyucu etkisi var mıdır?

Proloterapi ağrılı ve kısmen invazif bir yöntem olduğunda koruyucu tıp uygulamalarında tercih edilmez, ancak daha önce bu yöntemle tedavi edilen hastalarda zaman zaman benzer uygulama yapmak tekrarlayıcı zedelenmeleri önleyebilir.

Proloterapide iyileşme süreci nasıldır?

Proloterapide iyileşme süreci hastanın ve hastalığın durumuna göre değişir.İyileşme sürecini etkileyen faktörler; hastanın yaşı, kilosu, ek hastalığının olup olmaması (Diyabet , hipotiroidi vs.) ,alkol-sigara kullanımı, hastalığın kronikliği-süresi, hastalığının ağırlığı, hastanın vücudunun iyileştirme kapasitesi, tedavi yapılan eklemin büyüklüğü, tedavi yapılan eklemin yük taşıyıp taşımaması gibidir.İlk seans uygulandıktan ortalama 3 hafta sonra klinik düzelme görülmeye başlanır.Bazı hastalarda yukarıda bahsettiğimiz nedenlerden dolayı birkaç seans uygulandıktan sonra iyileşme görülmeye başlanabilir. Proloterapide bazı hastalarda ilk seanslarda ağrılarda zaman zaman artma ve azalma periotları görülebilir, endişelenecek bir durum yoktur.Tedavide başarılı olunduğu taktirde ( Başarı oranı %70-80’dir) ilerleyen seanslarda ağrılar hızla azalacaktır.