Apiterapi – Arı ve Arı Ürünleri ile Tedavi

Apiterapi; arı ve arı ürünlerinin koruyucu ve bazı hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı uygulama yöntemi olarak kullanılması biçimidir. Başlıca arı ürünleri bal, balmumu, arı poleni,  propolis, arı sütü, apilarnil ve arı zehridir.

Apiterapi, Türkiye’de bal, polen, propolis, arı sütü ve arı zehiri gibi ürünlerle yapılan tedavidir. Aslında apiterapi Çin, Kore ve Japonya gibi Doğu ülkelerinde arı zehri tedavisidir. Arı zehri tedavisi arı zehrilerini kullanarak akupunktur noktalarına enjekte edilen tedavi yöntemidir. Arı zehri çok sayıdaki farmakolojik maddeleri içerir . Arı zehrinden bulunan melittin ve apamin en güçlü antienflamatuar etki gösterdiği için enflamatuar hastalıklarda büyük faydalıdır.

Bugünlerde arı zehiri tedavisi başta Kore, Çin olmak üzere dünya, Rusya ve Avrupa ülkelerinde uygulanmaktadır.

Apiterapi hangi hastalıklara uygulanır?

Apiterapi öncelikle sağlıklı yaşamı destekleme, ikincisi de bazı kronik hastalıklarda klasik tedaviyi destekleme açısından bizlere yeni bir kapı sunuyor.

Bal, propolis, arı sütü, polen, apilarnil vb. arı ürünleri antioksidan değeri yüksek ürünlerdir ve özellikle bağışıklık sistemini düzenleyici ve destekleyici olarak kullanılmalıdır.  Bal, yara ve yanık tedavisinde de kullanılmaktadır. Arı zehri ise özellikle kas-iskelet sistemini etkileyen bazı nörolojik (MS, ALS, Parkinson Hastalığı vs) ve romatizmal rahatsızlıklarda (RA, Ankilozan Spondilit vs) görülen kas-eklem sorunlarında ve miyalji, fibromyalji, artralji, nevralji gibi ağrılı durumlarda  kullanılmaktadır.

Bal, mide ve bağırsak şikayetlerinin giderilmesinde, kemoterapi ve radyoterapi hastalarında kullanılıyor. Yüzde 47’si protein olan polen de zihinsel ve mental gelişimlerde çok önemli. Propolis antioksidon olarak gıdalar içinde en yüksek ürün.

Bel fıtığı, Boyun fıtığı, Romatoid artrit, Donmuş omuz, Artrit (eklem iltihabı), MS, Kronik ağrı sendromu, Karpal tünel sendromu, Menstrüel ağrılar, Astım

Apiterapi uygulanmaktan dikkat edecek durumlar!

Bal, propolis, arı sütü, polen, apilarnil vb. ürünlere allerjisi olanlarda kullanılmamalıdır. Özellikle arı zehrine allerjisi olanlarda hayati tehlike oluşabilir.

  • Hamilelik
  • İnsüline bağlı diyabet
  • Karaciğer sirozu
  • Beta- blokerlerin kullanımı (epinefrin)
  • Böbrek yetersizliği (glomerülonefrit, polikistik böbrek hastalığı, albuminüri)
  • Ciddi psikiyatrik durumlar (psikozlar, anksiyete)

Arı zehiri ile herhangi bir tedaviye başlamadan önce mutlaka arı zehiri alerji testi yaptırılmalıdır!

Kimlere Uygulanmalı Kimlere Uygulanmamalıdır?

  • Apiterapi arı ve arı ürünlerine karşı alerjisi ve aşırı hassasiyeti olanlarda uygulanmamalıdır.
  • Bal ve polen gibi arı ürünleri, henüz bağışıklık sistemi tam gelişmemiş olan 1 yaş altındaki çocuklara önerilmemektedir.
  • Arı zehiri uygulaması ise 18 yaş altı çocuklara önerilmemektedir.
  • Ciddi organ yetmezliği olanlarda, şiddetli enfeksiyon durumlarında, karaciğer fonksiyon bozukluğu durumlarında da arı zehri uygulanmamalıdır.
  • Beta bloker grubu ilaç kullananlarda arı zehri uygulaması risklidir.
  • Gebelik ve emzirme dönemlerinde de arı zehri uygulaması önerilmemektedir.

Hangi Tedaviye Destek Amaçlı Kullanılır?

Arı ürünleri bağışıklık sistemine destek amaçlı kullanılabilir.

Yara ve yanık tedavisinde bal içeren ürünler tedaviye destek amaçlı kullanılmaktadır.

Apiterapide arı zehri uygulaması kas-eklem sorunlarının eşlik ettiği Nevralji, Fibromiyalji, Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit, MS, ALS, Parkinson Hastalığı, Lyme Hastalığı tedavisinde destek amaçlı kullanılmaktadır.

Nasıl Uygulanır?

Cilde arı zehri uygulaması için canlı arı iğnesi veya arı zehri içeren ekstraktların bulunduğu enjeksiyonlar ya da arı zehri içeren merhemler kullanılmaktadır. Uygulama öncesinde arı venomu alerji si olup olmadığı test edilmelidir. Alerji durumunun sonradan da gelişebileceği akılda tutulmalı ve uygulama yerinde mutlaka acil durumlarda hastaya müdahale edecek yetkili personel ve yaşam destek ünitesi bulunmalıdır. Uygulamanın ne sıklıkla yapılacağı hastadan hastaya değişmektedir.

Ağızdan kullanılan arı ürünleri (bal, propolis, arı sütü, polen, apilarnil, vb.) için kimyasal analizler yapılmalı ve bu ürünler Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ve Türk Standardları Enstitüsü talimatlarına uygun olmalıdır. Bu ürünlerin kalite kontrolü yapılmış olmalıdır.

Arı Ürünleri ve Kullanımı

BAL: Protein ve aminoasitler açısından oldukça zengin bir besin olan bal, hiç yağ içermemektedir. Kan şekeri düzeyini yükseltmek için en uygun besin maddesidir. Enerji verir. Anemi (kansızlık) sorunu olan kişilere önerilir.
Mikropları öldürücü (antiseptik) özellik taşıdığı için ağız, boğaz ve bronş enfeksiyonları ile mide ülseri tedavisinde iyileştirici etkisi vardır.

ARI SÜTÜ: Son derece kuvvetli bir besin maddesidir. Onarıcı etkisi vardır. Hipotoni (kasların tonüsünde artma veya azalma), endarterit (atar damarların iltihabı), stenokardi (göğüste şiddetli ağrı ve nefes darlığının neden olduğu ani nöbetler), karaciğer yağlanması, kronik dejeneratif hastalıkların tedavisi ve geriatrik şikayetlerin giderilmesi ile seboreya (yağ bezlerinin aşırı salgı yapması), iltihaplı eklem hastalıkları, yorgunluk, zayıflık ve kuvvetsizlik hallerinde tedavi edici özelliği bulunduğu belirtilmektedir. Ani heyecan ve ruhi gerginlik hissini azaltıcı, rahatlatıcı, iştah artırıcı, zindelik kazandırıcı özelliklere sahiptir. Sinirsel ve fiziksel yorgunluk halleri, mide-barsak hastalıkları, romatizma, bronş astımı, sinirsel ve ruhsal bozuklukların tedavisi, yaşlılık ve seksüel zayıflık hallerinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Arı sütü antiviral etkiye de sahiptir ve grip virüsüne karşı son derece etkilidir.

POLEN: Çiçek tozlarıdır. Polen karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Polen, kronik prostat hastalığı tedavisinde olumlu sonuçlar vermektedir.

ARI EKMEĞİ: Kovandaki petek gözlerine depolanan polendir. 1 ay boyunca günde üç kez bir tatlı kaşığı arı ekmeği-bal karışımından oluşan kür uygulanan hastalarda, yüksek bir canlılık, iştah ve kilo artışı, yüksek fiziksel konsantrasyon belirlenmiştir. Baş ağrısı, kansızlık, güçsüzlük, yorgunluk ve baş dönmesi şikayetlerinin büyük ölçüde kaybolduğu saptanmıştır.

ARI ZEHİRİ: Romatizma, bel ve adale ağrısı, eklem ve sinir iltihaplarının tedavisinde kullanılmaktadır. Kuvvetli bir antibiyotik olan arı zehirinden “Apitoksin” adı verilen tabletler yapılmaktadır.

PROPOLİS: Rengi kırmızıdan kahverengine dek değişen yapışkan bir madde. Kovandan alınan saf propolis sıcak su veya alkolle muamele edilince doğal antibiyotik olarak aylarca buzdolabında korunabilir. Propolisin mikropları öldürücü (antimikrobiyal) özelliği vardır. Yapılan çalışmalarda, sinir hastalıkları ve mide ülseri tedavisinde hiç bir yan etki görülmeksizin, olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Propolisin mum ve yağlarla karıştırılmasıyla elde edilen merhemler vücuttaki yara, yanık ve deri iltihaplarında dezenfektan olarak kullanılmaktadır.

Propolisin saf olarak çiğnenmesi, dişeti çekilmelerinin ve ağız içi yaralarının tedavisinde yardımcı olmaktadır.

Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Arı zehri uygulaması sonrası uygulama merkezinden uzaklaşılmayıp 30 dakika kadar gözlem altında bulunulmalıdır. İyi hissedilmeyen durumlarda derhal yetkili sağlık personeline başvurmak gerekir.

Bu Alanda Doğru Bilenen Yanlışlar Nelerdir?

Ürünlerin dozu konusunda dikkatli olmak gerekir. Fazla doz kullanmak daha faydalı olacağı anlamına gelmeyebilir. Dozaj konusunda apiterapi uzmanına danışılmalıdır.

Bal her ne kadar şifalı bir ürünse de Şeker Hastaları tarafından kullanımı uzman gözetiminde olmalıdır. Bu hastalar kullanacakları balın çeşidi ve dozajı konusunda dikkatli olmalıdır.

Yara ve yanık tedavisinde kullanılacak balda belli şartlar aranmaktadır. Özellikle göze bal uygulamalarında kullanılacak balın temizliği ve asitlik değeri önemlidir. PH değeri çok düşük olan ballar göze uygulanmamalıdır.

Propolis içeren ürünlerin kullanım şekli üründen ürüne değişmektedir. Yoğunluk ve alkol içerip içermediği dikkate alınarak nasıl kullanılacağı konusunda apiterapi uzmanı ile görüşülmelidir. Ağır metal içeren propolisler kullanılmamalıdır.

Herkesin bünyesi farklıdır. Bazı kişilerin vücudu arı ürünlerine aşırı hassasiyet gösterebilir. Arı ürünleri, bunlara allerjisi olanlarda kullanılmamalıdır. Özellikle arı zehrine allerjisi olanlarda hayati tehlike oluşabilir. Daha önce kendisini arı sokmuş ve allerjisi olmamış bir kişide sonradan allerji gelişebilir. Ayrıca bir arı cinsinin zehrine allerjisi olmayan kişide diğer bir arı cinsi zehri reaksiyon verebilir. Mesela, bir kişinin yaban arısına allerjisi olmaması balarısına da olmayacağı anlamına gelmez.

Arının soktuğu yerde küçük çaplı bir kızarıklık, kaşıntı, şişlik ve hafif bir ağrı olması beklenen bir durumdur ve genelde bir gün sonra bu durum azalır. Bunun ötesinde reaksiyonlar mutlaka allerji açısından değerlendirilmelidir. Hastanın fenalaşma hissetmesi aşırı bir hassasiyet işaretidir ve böyle bir durum varsa genelde uygulamadan 15-20 dakika içinde kendini belli eder.

Bu Yöntemi Uygulayan Kişide Olması Gereken Özellikler (Sertifika, Eğitim vb.) Nelerdir?

Apiterapi uygulamaları Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı bir Apiterapi Ünitesi veya Apiterapi Uygulama Merkezinde, Apiterapi Uzmanlığı sertifikalı tabip tarafından yapılabilir.

Bu konuda güncel bilgilere ulaşmak için Apiterapi Derneği’ne başvurulabilir.

Derleme